Aikido Nedir?

Aikido'nun anlamı kelimelerin hecelerinden ortaya çıkmaktadır. Ai; "Uyum, sevgi, uyumlu olma", Ki ; "Enerji" ve Do; "Yol, disiplin, yöntem, ekol, öğreti" anlamlarına gelmektediraikido

Aikido, kişisel farkındalık, yaratıcılık ve doğa ile uyum içinde olmakla elde edilen bir gücün yoludur. Birtakım fiziksel egzersizler (savaş teknikleri) aracılığıyla, içimizdeki ve evrendeki, yani her yerdeki yaşam enerjisi ile uyumlanma (kendini tanıma - aydınlanma) yoludur. Aslında bir felsefedir. Aikido ‘yu sadece teknik düzeyde çalışanlar, salt savaş sanatı yüzüyle karşılaşmakta ve öğretinin derinliğini anlayamamaktadırlar.

      Özellikle KITO ve DAİTO RYU AİKİJUTSU sanatları ile ülkenin kılıç geleneğini sürdüren YANGU ailesi ustalarından öğrendiği KENDO (kılıç sanatı) son derece ilgisini çekmiş ve bu dallarda yoğunlaşmıştır. Judo'nun doğuşuna da tanık olmuş, gelişmesine çok katkıda bulunmuştur. Ancak bu genç adam her Budo dalında uzmanlaşmasına rağmen sürekli bir eksiklik duygusu içerisindeydi ve bu çalışmalardan tatmin olmamaktaydı. Sonunda kendini felsefeye ve daha sonraları dine verdi ve bir gün gerçeğe, aradığı noktaya ulaştı. Sevgi ve uyum, barış ve şefkatin "yol" u Aikido böylece doğmuştu.

     Tamamen yeni olan bu öğreti, savaşlara karşı doğayı ve yaratıcının tüm varlıklarını korumaya yönelik, doğayla, evrenle bir bütün olma sanatıydı ve Budo'nun tamamının üzerinde yer almaktaydı. Aikido çok kısa zaman içinde tüm Japonya'da duyuldu ve yaygınlaştı. Şu sıralar Japonya'da 1.300 'e yakın üniversitede ders ve bir spor branşı olarak okutulmaktadır.

Aikido Tarihçesi

Aikido, Morihei Ueshiba (1883-1969) tarafından geliştirilmiş bir Japon savaş sanatıdır. O'Sensei Ueshiba, yaklaşık 900 yıllık Daito Ryu Aikijutsu tekniklerini, kendi aydınlanma yolunda kazandığı anlayışıyla yoğurarak farklı bir savaş sanatı olan bugünkü Aikido formunu ortaya koymuştur.

     Aikido Japonya'da 20. yy'ın ilk yarısında doğmuş ve geliştirilmiştir. Ueshiba 19.yy. sonlarında küçük bir kasabada doğmuş, çok küçük yaşlardan itibaren Budo'ya ilgi duymaya başlamıştır. Budo'yu öğrenmek amacıyla tüm ülkeyi karış karış dolaşmış, devrin en büyük ustaları ile ilişki kurup onların öğrencisi olmuştur. Savaş sanatlarının tamamını kısa sürede öğrenmiş ve ustalık mertebesine ulaşmıştır.

      Özellikle KITO ve DAİTO RYU AİKİJUTSU sanatları ile ülkenin kılıç geleneğini sürdüren YANGU ailesi ustalarından öğrendiği KENDO (kılıç sanatı) son derece ilgisini çekmiş ve bu dallarda yoğunlaşmıştır. Judo'nun doğuşuna da tanık olmuş, gelişmesine çok katkıda bulunmuştur. Ancak bu genç adam her Budo dalında uzmanlaşmasına rağmen sürekli bir eksiklik duygusu içerisindeydi ve bu çalışmalardan tatmin olmamaktaydı. Sonunda kendini felsefeye ve daha sonraları dine verdi ve bir gün gerçeğe, aradığı noktaya ulaştı. Sevgi ve uyum, barış ve şefkatin "yol" u Aikido böylece doğmuştu.

     Tamamen yeni olan bu öğreti, savaşlara karşı doğayı ve yaratıcının tüm varlıklarını korumaya yönelik, doğayla, evrenle bir bütün olma sanatıydı ve Budo'nun tamamının üzerinde yer almaktaydı. Aikido çok kısa zaman içinde tüm Japonya'da duyuldu ve yaygınlaştı. Şu sıralar Japonya'da 1.300 'e yakın üniversitede ders ve bir spor branşı olarak okutulmaktadır.